KATEGORİLER:

-------------------------------------------------------------------
Cinsiyet geçis sürecinde trans özne


 Bu yazi, cinsiyet geçisi amaciyla bir üniversite hastanesinde grup terapilerine katilan kisilerle iki yillik bir süreçte yapmis oldugum kisisel konusmalara ve gözlemlere dayanmaktadir. Ameliyat için gerekli olan raporu almak ve hormon tedavisine baslamak için gerekli olan grup terapilerine katilan kisilerin kendileri ve tedavi hakkinda basina bilgi vermeleri tedavi süreci adina sorun yaratabilecegi için kisilerin bilgileri gizli tutulmustur.


Selin Berghan'in “Lubunya” adli kitabinda yer alan transseksüel kisilerle yapmis oldugu röportajlarda Cüneyt Çakir'in belirtmis oldugu gibi(1) heteroseksist iktidari yeniden üreten söylemlerle karsilasiyoruz. Transseksüel bireyin kendini ait olmadigi vücutta dogan bir ruh olarak anlamlandirmasi ve kendi mesruiyeti için "kadin gibi kadin" ve "erkek gibi erkek" söylemleri üzerinden namus, kisilik özellikleri gibi toplumsal normlari öne sürmesi transseksüel bireyin de, kadin-erkek olarak iki karsit kutup oldugu, her iki kutbun da kendine ait degismez rolleri oldugu ve cinsellige dayanan bir iliskinin mutlak olarak bu iki kutup arasinda var olacagi üzerinden kendini üreten toplumsal cinsiyet rollerinden ve heteroseksist iktidardan uzakta yer almadigini ortaya koyuyor.

Lubunya kitabinda karsilastiklarim, cinsiyet geçis operasyonu geçirmek için gerçeklestirilen grup terapilerine katilan transseksüellerle olan tanisikliklarimdan edindigim izlenimlerle oldukça benzesiyordu. Görüstügüm ve yasamlarinin kimi anlarini paylastigim tedavi sürecindeki transseksüel bireylerin hepsi kendilerini "yanlis vücutta dogmus bir ruh" olarak tanimliyor, sahip olduklari ruhla bütünlesmek istiyorlardi. Ve sunu da önemsiyorum ki, o dönemde grup terapilerine katilan ve LGBTT mücadele içinde yer alan hiçbir transseksüelle karsilasmadim. Çakir'in makalesinde ele aldigi birçok nokta geçerliligini koruyordu kisacasi. Fakat ben simdi kisilerin degil grup terapi sürecinin yeniden ürettikleri ve normlarla olan iliskisinden bahsetmek istiyorum.

Fakat sanirim önce sunu söylemeli, kimsenin hayatinda yasadigi sorunlari hiçe sayma yahut kimseyi yargilama, suçlama gibi bir amaci bulunmuyor bu yazinin. Ki toplumun kisinin olusunu baski altina aldigi, onu bir kaliba sokarak sekillendirdigi ve bu seklin disinda kalan tüm bireyleri görmezden geldigi, gündelik hayatta sürekli çesitli tacizler yoluyla siddet uyguladigini ne kadar ayni sartlarda olmasa da, hayatin içinde sürekli deneyimleyen biri olarak kendimi kimsenin toplum normlariyla yasadigi sorunlari, kendini mesrulastirma ihtiyacini yargilayabilecek bir konumda görmüyor ve kisilerin nasil olmalari, nasil yasamalarini yahut herhangi bir nasili belirleyebilecek ya da üzerine dersler verebilecek bir bakisa sahip olmadigimi belirtme ihtiyaci duyuyorum. Kaldi ki bir analiz gerçeklestirmek için elimde yeterli bilginin oldugunu iddia da edemem. Bu yazinin amaci da cinsiyet geçis sürecinde grup terapileri ve yaratilan özne üzerine bir seyler söylemektir.

Grup terapisinde, her ayin belli bir günü, belli bir saatte üniversite hastanesinin ilgili bölümünde toplanan transseksüel bireyler, iki üç saat civarinda bir odada, ameliyata ne zaman hazir olacaklarina karar veren iki gözetmen doktor esliginde, geçmis ay içinde yasadigi sorunlari birbirlerine anlatiyorlar. Bu doktorlarin inisiyatifinde olan bir süreç. Genellikle yaklasik 6 ay ve bir sene arasinda bir zaman diliminde hormon tedavisine basladiktan sonra bir 6 ay- 1 sene arasinda bir zaman dilimi daha terapiye devam etmeleri sonucunda ameliyat için gereken rapor alinabilse dahi doktorlar bu sürenin daha kisa yahut daha uzun olmasina karar verebiliyorlar.

Grup terapilerine dair bir fikir vermek için bana anlatilan bazi durumlari anlatmak istiyorum;

Islami degerlere göre yasayan bir ailede dogan bir kadindan erkege* trans (A), ailesine durumunu anlatamamakta ve terapilere gizlice katilmaktadir. Ailesi Islam’in gereklerine uygun olarak basini örtmesi gerektigini düsünmekte ve A'ya türban taktirmaktadir. A ailesinden ayri geçirdigi zamanda da kimi nedenlerle, çogunlukla basini açmiyordur, grup terapilerine geldiginde türbanini çikarir. Terapiye katilan (EK translar daha çekimser kalsa da) kimi KE translar ve doktor kendini bir erkek gibi hissediyorsa ailesinden ayri geçirdigi zamanlarda basini açmasi gerektigini düsünürler. Bu konu üzerine terapilerde çikan tartismalarda A, ailesinin ona yönelik siddet uyguladigini, basini açik gördükleri takdirde hayatinin zorlasacagini anlatir fakat bu, (özellikle) doktoru ama ayni zamanda (terapide sessiz kalmayi tercih etseler de, verilen aralarda ve terapi bitisinde aralarinda konusulanlardan edindigim kadariyla) terapi sürecini paylastigi kimi KE translari tatmin etmemektedir. (Belirtmem gerekir ki, A'nin kendisini açiklamasindan sonra terapiye katilan transseksüellerin arasinda çekimser kalan/ herhangi bir yorumda bulunmayan kisilerin sayisi da, A'ya destek olan kisilerin sayisi da artmistir. Ama ayni zamanda kendileri arasinda iki kisilik bir grup olusturan iki KE trans, aralarinda birçok kisinin "erkekligi" ya da "kadinligi" üzerinde yorumda bulunurken bir erkegin türban takmayacagini tekrar ederler.)

Cüneyt Çakir'in Lubunya kitabindaki röportajlari okudugu makalesinde(2), transseksüel bireyin toplumsal cinsiyet rollerini ve heteroseksist iktidari yeniden ürettigi yönündeki saptamalariyla ayni noktada duran bu durumun bir okumasini yapmak gerekirse; bu durumda, bir erkegin her ne olursa olsun erkek gibi giyinmesi gerektigi yönündeki bir bakisla karsilasiyoruz. Basörtüsü disil bir esya oldugu ve bas örtme kadina ait bir davranis biçimi oldugu için kendini bir erkek gibi hissettigini iddia eden kisinin basini örtmeyi kabullenmesi kabul edilemezdir. A'nin kendisine siddet uygulandigini söylese de tartismalarin bitmemesi bir erkegin her kosulda cesur, mert, korkusuz olmasi gerektigini söyleyen toplumsal normlari hatirlatir. Bu noktadan baktigimizda, ameliyata hazirlik süreci ayni zamanda toplumsal cinsiyet rollerini edinme sürecidir. Gözetmen doktor, kadinlik ve erkeklik rolleri uyarinca transseksüel bireyin sürekli olarak kadin gibi, erkek gibi olup olmadiginin denetleyicisidir. Bir nevi, erkek çocuga sahip oldugunu oglunun penisini göstertmesiyle ispatlamak istercesine "Oglum aç amcalara pipini" diyen babanin, yillar sonra oglunun karsi cinsle ilk cinsel deneyimini yasadigini ögrendiginde sirtini sivazlamasi, karsilikli raki içerek "erkek olma"yi anlatmasindan KE trans bireyin payina düsendir bu. Olmayan pipisini gösteremeyen erkek de kendine düsen rolleri gerçeklestirerek erkekligini ispatlar. Pipisiz, tüysüz, kilsiz erkek olabilirsiniz bunlarin hepsini tip teknolojimizle hallederiz ama kadina ait olan (!) bir nesneyi kullanarak, kadin gibi siddetten korkarak (!) erkek olamazsiniz.

Interseksüel bir erkek olan B**, grup terapilerine katilmaya baslayacagi zaman ona terapide interseksüel oldugunu söylememesi gerektigi uyarisinda bulunulur. Bunun üzerine B terapiler boyunca interseksüel oldugunu orada kurdugu yakin arkadasliklar da dâhil olmak üzere kimseyle paylasmaz.

B'nin interseksüelligini transseksüel bireylerden saklama uyarisi, transseksüalite ve interseksüalite arasinda birinin digerinden daha degerli oldugu düsüncesinin bir yansimasidir. B ve terapideki KE trans arkadaslari arasindaki tek fark B'nin sperm üretebilmesidir. Bu durumda erkekligin göstergesi spermdir, toplumsal erkeklik rolleri kisilerin bedenlerinin görünüsteki cinsiyetiyle olan bagini koparmis olsa da sperm "daha fazla erkek" olmanin bir ölçegidir. Nasil burjuva toplumu ve tip, heteroseksüel kisir bir erkege "tam bir erkek" olmadigini hissettirmemeye özen gösteriyorsa, KE transseksüel birey de grup terapi sürecinin kisir erkegidir, kendini eksik hissetmemesi adina bazi seyler ondan saklanir. Kisinin kendisini eksik hissetmesinin ancak olmasi gereken bir seyin olmamasina bagli oldugunu düsünürsek, erkeklik için gereken sperm onda yoktur, söylemin içine "yarim erkek" olarak oturan KE transseksüel bireyin içinden geçtigi tedavi süreci, ufak kelime oyunlariyla esnetmis gibi gösterdigi heteroseksizmi, toplumsal cinsiyet rollerini besler. Farkliliga kördür tedavi süreci, erkeklik ve kadinlik kodlamalarindan bireyi geçirerek toplumsal cinsiyet rolleri üzerinden bir performans kurar. Fakat bu performans, toplumsal cinsiyeti, heteroseksist iktidari sarsan bir unsur degil, onun yeniden üretimini saglayan bir unsurdur. Ameliyata yaklastiran her seans toplumsal cinsiyet rollerini edinmene, kadin/ erkek gibi olmana yarar, yeterince gibi oldugunda ödülün ameliyat raporundur. Interseksüalite ve transeksüalite arasinda kurulan denklemdeki fark faktörü farklilik ve tekillige degil, hiyerarsiye göndermede bulunur. Ulasmak istedigine ulasmak için bir baska yolun olmadigini bilen doktor, seni farkliliklari siralandirdigi hiyerarside susturur, sinirlar, tekilligini baski altina alir ve sekillendirir.

Terapilere yalnizca ameliyata hazirlanan bireyler degil, ayni zamanda raporunu alan ameliyat sürecindeki ya da ameliyatini gerçeklestirmis olan(3) KE ve EK transseksüeller de ameliyat süreci hakkinda bilgi vermek, ameliyat geçirecek transseksüel kisilere tecrübe sahibi biri olarak destek olmak vb. nedenlerle misafir olarak katilabilirler. Konustugum transseksüel bireyler, katildiklari terapilere katilan birkaç ameliyat geçirmis KE ve EK transseksüelin oldugunu anlatmisti. Bana bahsedilenlere göre, bu ilk asamada bir heyecan yaratiyor fakat ayni zamanda terapinin gerekli oldugu düsüncesini besliyordu. Zira konustugum kisiler arasinda bu terapilere ihtiyaci olmadigini, terapi sürecinin doktorlarla beraber çok zorlastigini düsünen kadindan erkege ve erkekten kadina translar da vardi. Ameliyat sürecinde olan ve destek vermek, yardimci olmak için terapilere misafir olarak katilan KE ve EK translardan bazilari bu sürecin ne kadar zor oldugunu terapide dile getirmislerdi. Her bu gibi durumun grup terapilerinin gerekli oldugu yönünde bir kani olusmasi ya da grup terapilerinin gereginden katilan kisilerin emin olmasi yönünde terapiye katilan EK ve KE transseksüel bireyleri etkileyebilecegi asikâr. Dolayisiyla ameliyat geçirecek trans bireylerin konusma ihtiyaci duydugu, merak ettigi sorulari sorabilecegi ameliyat sürecine baslamis/ameliyat geçirmis trans bireyler böyle bir amaç tasimasalar dahi, grup terapilerinde terapiyi mesrulastiran, terapinin gerekliliginden duyulan süpheleri ortadan kaldiran bir rol oynuyorlar.

Toplum içinde ayni sorunlari yasayan bireyleri bir araya getirmek ve dayanistirmak gibi bir amaci da oldugu söylenen terapiler(4) beklenenden farkli sonuçlar da dogurabiliyor. Gögüs ameliyatini geçirmis fakat çok tehlikeli oldugu için yillardir penis ameliyatini geçirmemis(5) bir KE trans, yasadigi kötü iliski tecrübeleri sonucunda hiçbir kadinin KE translarla uzun bir iliski yasayabilecegine ve KE translarin bir kadinla mutlu olabilecegine inanmiyor ve bunu terapiye katilan KE translarla bir sohbeti sirasinda dile getiriyordu. Bu gibi durumlarin kisilerin yasadigi çevreye göre hem KE hem EK translar için geçerli olabilecegi bir toplumda yasadigimiz ortada. Lakin terapi süreci trans bireyleri bir odada toplayarak sorunlarini paylasmalarini ve belki rahatlamalarini gerçekten saglasa dahi terapilerin toplumdan yalitilmis bir mekanda geçiyor ve bu, bireyi yasadigi hayattan kopararak olmayan bir gerçeklikte sorunlariyla bas etme yollari aramasina neden oluyor. Bireyin toplumda yasadigi sorunlarin çözülmemesi ya da yalnizca görünüste çözülmesi, terapi odasindaki yapay mekanda birlesen kisilerin o mekan disinda bulunan hayata karsi nefret ya da hayatin/hayatin içinde yasananlarin olumsuzlanmasi gibi sonuçlar dogurabilecek bir etken. Ayni zamanda terapiye katilan trans bireyler, hayata karsi takinilan tutumun da gözetmen doktorca degerlendirilen bir nokta oldugunu ifade ediyor, hayattan nefret etme, umutsuzluk gibi durumlarin doktorlarca ameliyata hazir olmama olarak nitelendirildigini anlatiyor. Buna bir örnek olarak da terapi sürecinden önce intihar girisiminde bulunan trans bireylerin terapilerde doktorlarin sorulariyla sikistirildigini, deneyimlerinin grup içinde tartismaya açilmasini verebiliriz. Intihar konusunda bir baska nokta daha göze çarpiyor, bireyin kendi yasamama hakkini tercih edebilmesi olarak intihar hakkinin Türkiye yasalarinca suç olmaktan çikmasinin çok yeni oldugunu biliyoruz fakat burada karsimiza, tip çevresinde de, toplum içinde de intihara kalkisan bireyin akli dengesinin yerinde olmadigi, sorunlu oldugu yolundaki hâkim inanis çikiyor. Terapi boyunca gözetmen doktorun bir rolünün de trans bireyin kendisini bir erkek/kadin gibi hissettiginin teyidi oldugunu düsünürsek, gözetmenler, kisinin yasadigi psikolojik sorunlar sonucunda mi, gerçekten hissettigi için mi cinsiyet geçis ameliyati geçirdigini ölçme rolündeler. Ayni zamanda gözetmen doktorlarin sordugu sorulara bireylerin verdigi yanitlar trans bireyleri birbirlerinin açiklarini yakalama ve yargilama noktalarina itebiliyor. Zira orada bulunan tüm bireyler, söyledikleri her seyin gözetmenler tarafindan bir akil süzgecinden geçtigini biliyor, bu durum bireyleri birbirlerine karsi da bu noktada pozisyonlayabiliyor (A'nin yasadigi türban tartismasinda terapide bulunan diger kisilerin de bir sekilde bir tavir aldiklarini, dolayisiyla A'nin deneyimini kendi akil süzgeçlerinden geçirerek bir yargida bulunduklarindan bahsetmistim). Bu noktada ayni sorunlari yasayan bireylerin dayanismasini olumlayan bir terapi sürecinin bireyleri birbirlerine karsi konumlandirdigini görüyoruz. Ve ayni zamanda terapiye katilan hiç kimseyle arkadaslik kurmayan bireylerin tavirlari da doktorlar tarafindan olumlu olarak nitelenmiyor. O halde, terapi sürecinde istenen dayanismadan çok sosyallesmedir. Bu, toplum normlarindan geçerek iliski kurmayan bireylerin asosyal olarak nitelendirerek ruhsal sagliklarinin yerinde olmadigi yolundaki hâkim inanisin tedavi sürecinde yeniden üretimidir. Akli denge, ruhsal saglik, sosyallesme normlarinin transseksüel bireyler üzerinde uygulanmasiyla, dolayisiyla terapi sürecini bireyin yalnizca toplumsal cinsiyet rollerini edinmesi degil, hakim normlar içerisinde sekillenmesi süreci olarak da tanimlayabiliriz.

1 "Sürçen Söylemler: Lubunya ve Tekinsiz Normativite"; Cinsiyet Halleri; Varlik Yayinlari; 2008
* Bundan sonra kadindan erkege trans için KE, erkekten kadina trans için EK kullanilacaktir.
2 Age.
** Interseksüel erkek, kadin vücudunda olup erkeklik hormonlarina sahiptir. Yani interseksüel erkek, erkeklik ameliyati geçirecektir.
3 Cinsiyet geçis ameliyati bireyin kisisel tercihine göre asama asama gerçeklestirilebilir, kadin transseksüeller bir ameliyat geçirip gögüslerini yaptirip ikinci bir ameliyatla vajinalarini yaptirabilirken erkek transseksüeller de bir ameliyatla gögüslerini aldirip, bir baska ameliyatla penislerini yaptirabilir.
4 Gözetmen doktorlar ameliyat kararini verirken bireylerin birbirlerine karsi tutumlarini da degerlendiriyorlar. Terapiye katilan transseksüeller dayanismanin doktorlarca olumlandigini ifade ediyorlar.
5 Transseksüel erkeklerin ameliyatlari transseksüel kadinlara göre daha zor geçiyor ve terapilerde de aktarilanlara göre ameliyat masasinda kalkamama ihtimali pek düsük degil.

Leman Sirana

Kaos GL internet sitesinden alintilanmistir.